Bireysel emekliliğin de etkisiyle satışları düşen birikimli hayat sigortalarına kamu otoritesinden esneklik geliyor. Düzenlemeyle, hayat satışından risk primi alınmayacak.
Hayat sigortası prim üretiminde 2008 yılının ilk üç ayında yüzde 21.3’lük, ikinci üç ayında yüzde 11.3’lük ve ilk altı ayında toplam yüzde 16.6’lık artışlar yaşandı. Ancak 2006 yılında birikimli hayat sigortası üretiminin toplam hayat sigortası üretimindeki payı yüzde 52.5 iken, bu pay 2007 yılında yüzde 45.9’a düştü.
2006 yılında 725 milyon 962 bin YTL olan birikimli hayat sigortası üretimi, 2007 yılında sigorta sektörü toplamda yüzde 24 büyümesine rağmen yüzde 16’lık bir düşüşle 610 milyon 17 bin YTL’ye geriledi. Birikimli hayat sigortası 5 yıl önce bireysel emeklilik sisteminin (BES) devreye girmesiyle fren yaptı ve etkinliğini büyük ölçüde bireysel emekliliğe devretti.
Ancak, BES’ten çok daha eski geçmişe sahip olan ve farklı ihtiyaçlara cevap veren birikimli hayat sigortasının da gelişimini sağlamak için kamu otoritesi düğmeye bastı. Yapılan yeni düzenlemeyle birikimli hayata esneklik getirildi ve risk primi alınamayacağı taslakta yer aldı.
‘Rekabet koşulları eşitlenmeli’
Demir Hayat Genel Müdürü Ali Ersoy, taslağın hayat branşında faaliyet gösteren şirketlerin risk primi alınmamasına izin vermesiyle, bu zamana kadar eşit bir düzeyde tutulması gereken BES ve hayat şirketlerinin avantaj ve dezavantaj durumlarının eşitlenmiş olmasına biraz daha yaklaşıldığını söyledi. Ersoy, “Vergi kanununda yapılacak düzenlemeyle BES’e tanınan avantajlar hayat alanına da tanınmalıdır. Rekabet koşulları eşitlenmelidir” diye konuştu.
AXA Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Olgun Küntay da, “Bireysel emeklilik sisteminde temel amacın sosyal güvenlik sistemini tamamlamak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, emeklilik dönemi geldiğinde ancak belirli bir yüzdeye kadar toplu para alınmasına izin verilmesi ve geri kalan birikim tutarının irat ödemeli hayat sigortasına yönlendirilmesi gerekiyor” dedi.
‘Mortgage’ta sigorta tüketici için önemli’
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Uğur Erkan, mortgage yasasında hayat sigortasının zorunlu kapsama alınmamasının sektörün büyüme potansiyelini engellediğini söyledi. Erkan şunları söyledi: “Oysa ki hayat sigortası özellikle krediyi alan tüketici açısından önemli bir güvencedir. Burada banka açısından bir ipotek söz konusu. Ancak krediyi kullanacak olan tüketici boyutunu da önemsemeliyiz.
Krediyi kullanan kişinin o konuta sahip olup olamayacağının da garanti altına alınması gerekir. Mortgage ile uzun vadeli bir borçlanmaya giren kişinin vefatı veya malulen iş göremezliği halinde, geride kalanların borcu ödeyecek gücü yoksa, banka konutu satışa çıkaracak, alacağını tahsil edecektir.”
Kaynak: Milliyet