Bireysel kredilerde artan rekabet ihtiyaç kredilerini
patlattı...
Türk bankacılık sisteminde kullandırılan ihtiyaç kredisi rakamı 50
milyar lirayı aştı. Özellikle 2008 yılından sonra artış eğilimine giren
ihtiyaç kredileri
bankaların kampanyaları ile önlenemez bir yükseliş
içinde. Son dönemlerde bankaların müşterilerini, “Bankamızda sizin için
ayrılmış 10 bin liralık ihtiyaç krediniz var. İstediğiniz zaman
kullanabilirsiniz” gibi mesajlarla bombardımana tuttuğu biliniyor.
Kredilerini ve kart ödemelerini düzenli olarak ödeyen müşterilerine
mesajla ihtiyaç kredisi dağıtan bankaların amacı, bu pazarı daha iyi
değerlendirmek. 10-20milyar lira gibi limitleri olan ve kefilli,
kefilsiz, ipotekli ve ipoteksiz olmasına göre faiz oranı değişen ihtiyaç
kredisine olan talebin 2008 krizinden itibaren arttığını gören
bankalar, bu talebi kendileri yönlendirme peşinde. İhtiyaç kredilerinde
tüketicileri kampanya bombardımanına tutan bankaların özellikle 2010
yılı itibarıyla bu segmentte gaza tamanlamıyla basmasıyla 2009 yılında
toplam43.8milyar lira olan bankaların ihtiyaç kredisi stoku, 2010
yılında mayıs sonu itibarıyla 6.1milyar lira artarak 50 milyar liraya
ulaştı.Rekabet, faizi yüzde 15’lere indirdi
2008
yılında başlayan ekonomik krizle birlikte, tüketici kredilerinde
ankaların en aktif olduğu segment olan konut kredilerinin bıçak gibi
kesilmesi ve uzun bir süre bu alanda hareketlilik yaşanmaması bankaları
ihtiyaç
kredilerinde daha aktif hareket etmeye itti. Yaşanan küresel
ekonomik
krizde ihtiyatlı olmayı seçen bankalar, otomobil ve konut
kredilerinde
yaşanan durgunluk ile rekabetin rotasını ihtiyaç kredilerine çevirdi.
Bir biri ardına başlayan kampanyalarla ihtiyaç kredilerinde baş
döndürücü artış yaşanırken, rekabetle birlikte bu kredilerin faiz
oranları da yıllık bazda yüzde 20’lerden yüzde 15’lere kadar geriledi.
Artan rekabet ve
faizlerde yaşanan düşüşlerle birlikte ihtiyaç
kredileri de hızlı yükseldi. İşsizlik ve iç tüketimdeki canlanma gibi
iki önemli etken, kredi faiz oranlarında yaşanan düşüş ve kampanyaların
etkisiyle ihtiyaç kredilerini patlattı. Bankalar da, her ne kadar riski
daha yüksek olsa da, konut ve taşıt kredilerine göre kâr marjı daha
fazla olan ihtiyaç kredilerine yüklenmeye başladı.
Karsız
ve batığı yüksek kredi riski
İhtiyaç kredilerinde yaşanan
bu amansız rekabet bankalar açısından belli riskler de taşıyor.
Bankacılar, işsizlikte herhangi bir düzelme görülemese de ihtiyaç
kredilerine gözlenen artışın, seçici davranmayan bankalar için risk
taşıdığını belirtiyor. Bankaların, hem faizi düşürüp, hemde seçici
davranmamaları durumunda bu alanda sıkıntı yaşayabileceğine dikkat çeken
bankacılar, bu durumun aynı zamanda kârsız ve batık oranı yüksek bir
kredi tipi de oluşturabileceğini söylüyor. Artan rekabetle ihtiyaç
kredilerinde faiz oranlarının düştüğüne ancak kredi tutarının artmasıyla
da batık oranının yükseldiğine dikkat çeken uzmanlar, bankaları
uyarıyor.
Batık oranı yüzde 5
İhtiyaç
kredilerinin kullanımının artması, bu kredi segmentindeki batık
oranlarının
da yükselmesini beraberinde getirdi. Öyle ki, ihtiyaç kredisindeki
batık oranı son 4 yılda baş döndürücü bir hızla yükseldi. 2006 yılında
17.5 milyar lira olan kredinin batık oranı yüzde 1.1 iken, 2009 yılı
sonu itibarıyla 43.8 milyar lira kredinin batık oranı yüzde 5.7 olarak
gerçekleşmişti. Yılın ilk beş ayında ise kredi miktarı 50 milyar liraya
yükselirken, batık oranı ise yüzde 5 (2.5 milyar lira) olarak
gerçekleşmiş durumda. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde kredi tutarıyla
birlikte batık oranının da artmasının olası olduğunu belirtiyor.
Bankacılar, ihtiyaç kredisinin teminatı zayıf olmasına rağmen, her
halükârda faizi daha yüksek olduğu için bankalar açısından daha kârlı
bir ürün olduğunu, dolayısıyla bankaların ihtiyaç kredilerinde gaza
basmaya devam edeceğini belirtiyor. 5-10 bin lira için kimse sicilini
bozdurmak istemediği için bankalar ihtiyaç kredilerinde daha fazla gaza
basıyor.
‘Tüketimdeki canlanma ve işsizliğin artması
etkili’
Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan:
Tüketici
kredilerinin son iki yıldır artmasında, tüketimdeki canlanma
ve
artan işsizlik etkili. Türkiye’nin yakalamış olduğu tüketim canlılığının
yanı sıra bankaların, bireysel kredilere yönelmesi kaynaklı bir
konjonktür de var. İhtiyaç kredilerine yıllık olarak bakıldığında tatil
dönemleri, bayramlar ve yılbaşı gibi özel dönemlerde tüketim ciddi bir
artış gösterir. Son dönemde ihtiyaç kredilerinin artmasında bir başka
neden ise Türk Lirası’ndaki düşük faiz trendi. Bu trendin devam edeceği
beklentisi ile bankalar, nispeten daha yüksek verim alabildikleri ve
içeriye yeni müşteri sokabildikleri tüketici kredisine yöneliyor.
‘Konut
daralınca ihtiyaca yöneldiler’
Şekerbank Genel Müdür
Yardımcısı Abdurrahman Özciğer:
Yaşanan küresel krizle birlikte
konut kredilerinde ciddi daralma yaşanmıştı. Bu daralmayla birlikte
bankalar da ihtiyaç kredilerine yöneldi. Bu yönelme doğrultusunda
ihtiyaç kredisinde de artışlar gerçekleşti. Türk tüketicisinin
profiline
ve davranış eğilimine baktığımızda 2009 ve 2010 yılında tüketici güven
endeksinde ciddi bir düşüş olmadığı için tüketiciler harcama eğilimi ve
kredi ihtiyaçlarını kısıtlamadılar. Bütün bunlar ihtiyaç kredileri
tarafında artışın ardında yatan nedenler