Merkez Bankası Ocak ve Şubat aylarında gerçekleştirdiği para politikası kurullarında faizleri Ocak Ayı’nda 2 ve Şubat Ayı’nda 1,5 baz puan indirdi. İlk dönemde bu indirim karşısında bankalar kredi faizlerini düşürdüyse de Merkez Bankası nın devam eden indirimlerini kredilerine yansıtmadılar. Peki bunun sebebi ne?
Öncekilerin aksine Merkez Bankası’nın son para politikası kurulundan çıkan faiz indirimi kararını bankalar kredi faizlerine yansıtmadılar ancak mevduat ve hazine bonosu fiyatlarını düşürdüler. BDDk verilerine göre bankalar verdikleri kredinin %81 ini mevduatlarından karşılıyorlar. Bu durumda mevduat faizlerinin düşmesi bankaların en önemli kredi kaynaklarının maliyetlerini düşürmüş oldu. Buna rağmen bankaların kredi faizlerini düşürmemesinin nedenlerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
1. Risk faktörü: Hepinizin bildiği gibi ekonomik krizin en büyük etkilerinden birisi de işsizlik oldu. Bu durumda bankalar da olası kredi batıklarına karşı önlem olması amacıyla kar paylarını yüksek tutmayı tercih ediyorlar. 2007 nin son çeyreğinde takipteki alacaklar 1,349 milyon TL iken 2008 in son çeyreğinde 2,936 milyon TL ve mart 2009’da da 3,396 milyon TL ye yükselmiş. Aynı dönemde kredilerin takibe düşme oranı %3.45 ten, %3.51’e ve son olarak %4.13’e yükselmiş. Diğer bir deyişle bankalar ödeme sıkıntısı çekenlerin yükünü düzenli ödeyenlerden çıkarmayı düşünüyorlar.
2. Kredi Kullananların Sayısının Azalması: bu dönemde yaşanan reseyonun da etkisiyle bir çok firma kapandı ya da üretimine ara vermek zorunda kaldı. Bu nedenledir ki firmaların kredi kullanma miktarı azaldı. Bireysel tarafta da özellikle otomobil ve konut satışlarındaki azalma da bu kredilerin miktarlarında azalmaya sebep oldu. bunun yanı sıra tüketici kredisi almak isteyenlerin bir çoğunun kredi sicilinin bozuk olması ya da yeterli gelire sahip olmaması neticesinde kredi kullandırım oranları oldukça düştü ve bu da direk olarak bankaların dosya masrafı , işletim ücreti vb. giderlerinin azalmasına sebep oldu. Buradan oluşan kayıp faiz oranlarını yüksek tutarak elde edilecek kardan karşılanmaya çalışılıyor.
3. Sendikasyon kredilerinin faiz oranları: bankaların en büyük kredi kaynağı topladıkları mevduatlar olsa da sendikasyon kredilerinin önemini gözardı etmek de doğru olmaz. Biraz daha yakından incelemek gerekirse 2009 yılında Türk Bankalarının 8.1 milyar $ lık sendikasyon kredisi ödemesi olduğunu söylemeliyiz.
|
2009 sendikasyon
takvimi
|
|
Banka
|
Vade
|
Miktar
(milyon $)
|
|
TSKB
|
Ocak
|
40
|
|
Alternatifbank
|
Ocak
|
135
|
|
Bank Pozitif
|
Şubat
|
66
|
|
Akbank
|
Şubat
|
500
|
|
Türk Exim
|
Mart
|
319
|
|
Bank Asya
|
Nisan
|
86
|
|
İşbank
|
Nisan
|
900
|
|
TSKB
|
Nisan
|
105
|
|
Garanti Bankası
|
Mayıs
|
766
|
|
Akbank
|
Haziran
|
639
|
|
Vakıflar Bankası
|
Temmuz
|
750
|
|
Şekerbank
|
Temmuz
|
81
|
|
Tekstilbankası
|
Ağustos
|
266
|
|
Şekerbank
|
Ağustos
|
170
|
|
Turkland Bank
|
Ağustos
|
75
|
|
Türk Exim
|
Ağustos
|
175
|
|
Akbank
|
Ağustos
|
1.277
|
|
İşbank
|
Eylül
|
800
|
|
YKB
|
Eylül
|
1.000
|
|
Toplam
|
-
|
8.150
|
Kaynak:Referans
Burada önemli olan bu kredilerin ne kadarının kapatılacağı ve ne kadarının yenileneceğidir. Uzmanlara göre bu kredilerin sadece %30 u kapatılacak ve %70 i yenilenecek. Ekonomik krizin küresel etkileri düşünüldüğünde bu kredilerin yenilenmesi yüksek faiz oranlarıyla olacak. Daha önce Libor+75 ten yapılan borçlanmalar krizin etkisiyle Libor+200 e kadar yükselmiş durumda. Bu nedenle bankalarda bu artan maliyet yükünü Merkez Bankası nın aksine faiz oranlarında indirime gitmeyerek karşılamaya çalışıyorlar.
Mart Ayı’nın para politikası toplantısı ise 19.03.2009 itibariyle toplandı ve piyasaların beklentisi doğrultusunda 1 baz puanlık bir indirime gitti. Ancak yukarıda belirtilen nedenler değişmeden bu indirimin de kredi faizlerine yansıyacağını düşünmüyoruz ancak mevduat faizleri düşmeye devam etmektedir. Bunun yanı sıra konut ve otomobilde yapılan KDV ve ÖTV indirimleri piyasaları canlandırırsa kredi faizlerinin de bir miktar düşebileceği öngörüsünde bulunulabilir.
Kaynak:BDDK