Ana Sayfa
Ortaklık Programı Hakkımızda
Tavsiyeler & Haberler
Yönlendirme
Reklam
 
Tavsiyeler

Kriz, Otomobil Kampanyaları ve Sektördeki Son Durum

Yayın Tarihi
05.12.2008

Konut sektöründen sonra krizin etkilediği diğer büyük bir sektör de otomotiv sektörü olmuştur. Gerçekten de genelde küresel krizin likiditeyi düşürmesi ve özelde ülkemizdeki döviz kurlarının hızla yükselmesi üretimden satışa tüm sektörde bir daralmaya yol açmış ve üretici firmaların üretimlerini durduklarını belirten açıklamaları gün geçtikçe olağan hale gelmeye başlamıştır.  Öte yandan, üretimdeki bu daralma fiyatları düşürünce tüketiciler için yeni olanaklar ortaya çıkmıştır. İşte biz de bu yazımızda krizin sektör üzerindeki etkilerini nedenleriyle birlikte inceledikten sonra bu etkilerin tüketiciler için ne gibi fırsatlar doğurduğuna değineceğiz.

Otomotiv Sektörü

Krizle birikte otomobil fiyatlarında yüzde 30'lara varan gerileme yaşanmıştır. Bunun nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

- Küresel krizin kredi almayı zorlaştırması ve kredilerin daralması,
- Yarın ne olacağını bilemeyen tüketicilerin ellerindeki tasarrufu kullanmak istemeyip harcamalarını kısmaları ve alımlarını erteleme eğilimleri,
- Bununla bağlantılı olarak piyasada satıcı sayısının sabit kalıp alıcı sayısının azalması,
- Araç kiralama şirketlerinin nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla filolarını ivedi elden çıkarma çabaları.

Fakat fiyatlardaki bu gerilemeye rağmen otomobil satışlarında neredeyse yarı yarıya bir düşüş yaşanmıştır. Doğal olarak sektörün ana damarı olan üretici firmalar daralan pazar ve azalan ihracat talepleri karşısında zorlanmış ve bunun sonucu ya üretimlerini durdurmuş ya da şirketlerini küçültmüşlerdir. Gerçekten de ülkemizde üretimde bulunan Oyak Renault, Tofaş Fiat, Ford Otosan ve Toyota kısa süreliğine üretimlerine ara vermiş, Bursa ve Konya’daki yedek parça üreticileri ise gerçek anlamda bir dar boğaza girmiştir.

Tüketicilere Yeni Fırsatlar

Yukarıda sözü edilen tüm bu gelişmeler (kredilerin daralması, taleplerin azalması  ve üretimlerin durması) neticesinde bir çıkmaza giren üretici firmalar pazara müdahale etmiş ve tüketiciler için cazip fırsatlar geliştirmişlerdir. Buna göre kimi firmalar 6 aya kadar sıfır (0) faiz imkanı ve 60 ay vade seçenekleri ile tüketicilere kredi olanağı sunarken, kimileri peşin alımlarda 6.000 YTL’ye kadar indirim, döviz kurunu sabitleme, KDV’yi alıcıların adına ödemeyi taahhüt etme ya da ÖTV’yi sıfırlama yoluna gitmiştir.

Fakat tüketicilerin finansal borç ilişkilerinde unutmaması gereken nokta karar alma sürecinde yalnız oldukları gerçeğidir. Gerçekten de kamu ve reel sektörün kredi riskleri konusunda kendilerini bilgilendirmek amacıyla istihdam ettikleri uzman personelleri mevcuttur. Bu kişiler her türlü borç ilişkisinde bağlı bulundukları kuruluşlara danışmanlık edip, bir kredi ilişkisinin kurulup kurulmaması noktasında görüş bildirirler. Oysa biz tüketiciler günlük finansal ilişkilerimizde tamamen bağımsız ve dolayısıyla dış etkilere bir o kadar bağımlı yaşarız. T.V reklamları, bilboarddaki kampanyalar, promosyonlar karar verme aşamasında etkilerine açık olduğumuz dış etkenlerdir. Bununla birlikte borç ödeme, kur riski, kredi riski gibi konularda danışmanlığını alabileceğimiz bir uzman personelimiz yoktur. Dolayısıyla böyle bir durumda vereceğimiz yanlış bir karar aşırı borçluluğumuza ya da bankaların tarafımıza kredi vermemeleri şeklinde yorumlanabilecek finansal dışlanmamıza neden olabilir. Krizin getirdiği fırsatlar vardır; bu doğru, fakat yine de bu fırsatlardan yararlanmadan önce fikrini alabileceğimiz bir uzman personelimizin olmadığını, aksine karar verme aşamasında tek başına olduğumuzu, dolayısıyla karar verirken çok dikkatli davranmamız gerektiğini her zaman hatırda tutmak gerekir.

Peki bu açıklamalar eşliğinde krizin fiyatlar üzerinde getirdiği fırsatlardan nasıl yararlanalım? Burada kendimize sormamız gereken ilk soru bir otomobile ihtiyaç duyup duymadığımızdır. Eğer duyuyorsak ikinci soruyu sormalıyız: elimde ne kadar tasarrufum ve ne kadarlık bir krediye ihtiyacım var? Son aşamada ihtiyaç duyduğumuz kredi miktarını belirledikten sonra ödeme planımızı çıkarmalı ve aylık ödemelerimizi düzenli olarak yapıp yapamayacağımızı sorgulamalıyız. Eğer bu son soruya da yanıtımız evet ise gönül rahatlığıyla aracımızı satın alabilir, ve kampanyalı, düşük fiyatla otomobil sahibi olmanın keyfini sürebiliriz. Kampanyalı faiz oranlarını buradan, tüm taşıt kredileri faiz oranlarını ise buradan öğrenebilirsiniz.



Kaynak:haber3



Facebook Hesabınla Yorumla
Yorumlar ve Cevaplar
Yayınlayan   Ziyaretçi Yorumu
Puanlama: Toplam Puanlama Sayısı: 2
Yayın Tarihi   23.12.2008
Merhabalar. Ben tarımla uğraşıyorum ve otomobil almak istiyorum. Fakat bütün krediler aylık ödemeli; bense yılda bir ödemeli taşıt kredisi kullanmak istiyorum. Otomobil kampanyalarında neden çiftçiler için bir kampanya (düşük faizli kredi) yok bunu hiç anlamıyorum. Zira böyle bir kampanyayı otomobil firmaları uygularsa araç satışlarının epey bir artacağı kanısındayım. Saygılarımla. Cengiz

USD/TL:5.8704 / 5.881 EUR/TL:6.5845 / 6.5964   EUR/USD:1.1216 / 1.1216   GBP/USD:1.2587 / 1.2587
Bize ulaşın Finzoom SSS Reklam Çözüm Ortaklarımız Finansal Terimler Sözlüğü Site Haritası Gizlilik Politikamız
FINZOOM © 2010 - Tüm Hakları SaklıdırBulgaria Romania Invest in Bulgaria