Ana Sayfa
Ortaklık Programı Hakkımızda
Tavsiyeler & Haberler
Yönlendirme
Reklam
 
Tavsiyeler

Enflasyon, Merkez`in faiz kararını nasıl etkiler?

Yayın Tarihi
03.10.2016



Enflasyon beklentinin altında geldi. Destek Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Gözgör "Enflasyon rakamlarının azalması, TCMB faiz indirimlerine devam ederek para politikasında sadeleştirme sürecini hızlandırmasına neden olabilir" dedi.

Gıda fiyatları eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,70 gerileyerek tarihinde ilk kez eylül döneminde negatif bölgede yer aldı.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, enflasyon eylülde aylık bazda yüzde 0,18 artarak piyasa beklentisinin oldukça altında yükseliş kaydetti. Böylece yılık enflasyon yüzde 7,28 ile son 4 ayın en düşük seviyesine geriledi. Ağustosta yıllık enflasyon yüzde 8,05 düzeyinde gerçekleşmişti.

Enflasyondaki iyileşmede en önemli faktör aylık bazda yüzde 3,49 ile en fazla düşüş gösteren giyim ve ayakkabı ile yüzde 0,70 azalan gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşanan gerileme oldu. Çekirdek enflasyon (I endeksi) eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,69 yükselişle, son 13 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Aylık fiyat gelişmelerine bakıldığında gıda fiyatlarının tarihinde ilk kez bir eylül ayında düşüş kaydetmesi dikkati çekti.

'ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞTE İŞLENMEMİŞ GIDA FİYATLARINDAKİ SERT DÜZELTME ETKİLİ'

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, enflasyonun geçen yıla göre düşük gelmesinde özellikle işlenmemiş gıda (meyve-sebze) fiyatlarındaki aşağı yönlü sert bir düzeltme görülmesinin etkili olduğunu, et fiyatlarında artış gözlenmesinin iyileşmeyi sınırladığını söyledi.

Giyim fiyatlarının sezonluk indiriminin güçlü olması ve kurlara hassas olan gruplarda (mobilya, sağlık, görsel-işitsel sistemler..) ise artış gözlenmemesinin çekirdek enflasyonda düşüş getirdiğini ifade eden Bürümcekçi, şöyle devam etti:

"Gıda enflasyonu ilk kez bir eylül ayında negatif olurken, işlenmemiş gıda fiyatları ve işlenmiş gıda fiyatlarında düşüş eğilimi devam etti. Hesaplamalarımıza göre geçen yıl eylül ayında işlenmemiş gıda fiyatları aylık yüzde 1,94 artarken bu yıl ise yüzde 1,7 düşüş gösterdi. Dolayısıyla işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu sıfır seviyesine doğru gerilerken, işlenmiş gıda fiyatları yıllık artışı yüzde 7,30'a geriledi. Böylece, gıda fiyatlarının yıllık artış hızı yüzde 4,2 seviyesine inerken, 2016 yılı için son Enflasyon Raporu’nda aşağı revize edilen gıda fiyatı varsayımının (yüzde 8) altında kalmaya devam etti. Endeks tarihindeki ortalama yıllık artışı yüzde 9,5 olan gıda fiyatlarının 2016 yılındaki seyri, temmuz ayı Enflasyon Raporunda yüzde 7,5 olarak açıklanan TCMB enflasyon yıl sonu tahmini açısından kritik önem taşımaya devam edecektir.

Önümüzdeki dönem seyri açısından ise, gıda fiyatlarının belirsizlik ve oynaklığı dışında, ham petrol ve diğer emtia fiyatlarının dalgalı seyri, döviz kuru hareketleri ve olası kamu fiyat/vergi ayarlamaları enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Ancak, enflasyonun kaderini büyük ölçüde döviz kurlarının belirleyeceği de ortadadır. TL'de ilave bir değer kaybı olmadığı durumda kurların TÜFE üzerindeki olumsuz etkisinin gözlenmemesi beklenebilir. Manşet enflasyonun, baz etkilerinin ekim-kasım döneminde aleyhte olması nedeni ile tekrar yükselişe geçeceğini öngörürken, yılı ise yüzde 8-8,5 aralığının çok üzerine çıkmadan kapaması için TL’de ilave değer kaybı olmaması gerektiğini düşünüyoruz."

Ekonomist Bürümcekçi, Merkez Bankasının parasal durum, likidite ve makroihtiyati duruşunu gevşetmeye devam edeceği mesajını verdiğini sözlerine ekledi.

'ÖNÜMÜZDEKİ YILLAR İÇİN YÜZDE 5 ENFLASYON HEDEFİNİN GERÇEKÇİLİĞİ ARTTI'


Ziraat Bankası Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz ise Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin kararlarının etkisini göstermeye başladığını ve gelecek dönemde kalıcı etkilerinin daha net görülmeye başlanacağını ifade etti.

Enflasyon kararı sonrası Merkez Bankasının alabileceği kararlara ilişki görüşlerini paylaşan Yılmaz, ilk aşamada sadeleşmenin başarı ile tamamlanmasını öngördüklerini söyledi.

Yılmaz, şunları kaydetti:

"Merkez Bankasının makroihtiyati uygulamalarla iç talebi desteklemeyi sürdürmesi muhtemeldir. Merkez Bankasının başarılı sadeleşme politikası, ilaveten ekonomi yönetiminin uyumlu ve koordine çalışmalarıyla artık Türkiye'de enflasyon nedeniyle faiz hadleri üzerindeki faiz arttırma baskısı iyice azalmakta. ABD Merkez Bankasının (Fed) da artık yeni sloganı 'daha da uzun süre daha da düşük' haline gelmekte. Bu nedenle Fed kaynaklı bir faiz arttırım baskısı da çok mümkün görünmüyor. Önümüzdeki yıllar için yüzde 5 enflasyon hedefinin gerçekçiliği arttı. Fiyat seviyelerinin istikrar kazanmasının ardından ikinci aşamada Merkez Bankası 2017 yılı içinde faiz indirimlerine başlama olasılığına sahip."

'GIDA FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞTE YAPISAL İYİLEŞME OLABİLİR'


Turkey Macro View (TMV) Consulting Yönetici Direktörü İnanç Sözer de eylülde yıllık tüketici enflasyonunun gıda fiyatlarındaki olumlu seyrin sürmesi ve yüksek baz etkisiyle ağustostaki yüzde 8,05'ten beklentilerin oldukça ötesinde yüzde 7,28'e gerilediği anımsattı.

Gıda fiyatlarının eylülde ilk kez aylık bazda yüzde 0,7'ye gerilerken, gıda fiyatlarında son aylarda gözlenen olumlu trendin istikrar kazanmasının hükümetin aldığı kararlar ışığında yapısal bir iyileşme olmuş olabileceğini düşündürdüğünü ifade eden Sözer, bu trendin sürmesi halinde, orta vadeli enflasyon beklentilerinde ve dolayısıyla risk primlerinde anlamlı bir iyileşme görülebileceğine dikkati çekti.

Sözer, bu noktada daha önce de gündeme gelen, gıda fiyatlarının derlenmesinde AB standartlarıyla uyumu da sağlayacak metodolojik değişimin hayata geçirilmesinin öngörülebilirliği artırmak açısından çok faydalı olacağını dile getirdi.


Öte yandan yıllık çekirdek enflasyon yüksek baz etkisi ile yüzde 8,41'den son bir yılın en düşük seviyesi olan yüzde 7,69'a kadar inerken, TL'nin mevcut seviyesinde kalması durumunda kısa vadede ilave düşüşler de görüleceğini aktaran Sözer, "Zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen, geçen yıldan beri değiştirmediğimiz piyasa beklentilerine kıyasla iyimser 2016 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 7,9 ile koruyoruz. Belirsizlikler yüksek olsa da, tahminimize dair risklerin dengeli olduğunu düşünüyoruz." dedi.

'YIL SONUNDA ENFLASYONUN YÜZDE 8-8,50 ARALIĞINDA GERÇEKLEŞEBİLECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ' 


Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Müdürü Şakir Turan, gıda fiyatlarındaki düşüşün Kurban Bayramı ve baz etkisi kaynaklı olduğunu belirterek, kalıcı iyileşmelere bakmak gerektiğini ifade etti.

Gelecek dönemde gıda fiyatlarındaki oynaklığın yüksek kalma riskinin bulunduğunu dile getiren Turan, Gıda Komitesinin uygulamalarının gıda fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacağını kaydetti.

Şakir Turan, çekirdek enflasyonda iyileşme yaşandığını dikkati çekerek, "Bunda iç talepteki gerilemenin etkisi var. Önümüzdeki dönemde makro ihtiyati tedbirlerde gevşemeyle talepte canlanma olabilir. Böylece çekirdek enflasyonda iyileşme durabilir. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 8-8,50 aralığında gerçekleşebileceğini öngörüyoruz." dedi.

Merkez Bankası faiz indirimini sürdürebileceğini ifade eden Turan, bu ay ki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz koridorunun üst bandında indirim gelebileceğini söyledi.

'ÇEKİRDEK ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ EĞİLİMİ OLUMLU'


Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı, gıda fiyatlarının devam eden katkısı ve mevsimsel fiyat ayarlamalarının zayıf iç talep koşulları nedeniyle ılımlı kalmasının düşük eylül enflasyonunda ana etkenler olarak görüldüğünü ifade etti.

Çekirdek enflasyonun düşüş eğilimini devam ettirmesinin de olumlu olduğuna dikkati çeken Tokalı, "Yıllık enflasyon bu yılı yüzde 8'in altında olabilir gibi görünüyor. Avrupa bankacılık sistemine ilişkin endişelerin daha da artmaması durumunda Merkez Bankası faiz indirimine devam edebilir." dedi.

'TCMB'NİN FAİZ İNDİRİMİNE DEVAM ETMESİNİ SAĞLAR'


Destek Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, "Enflasyon rakamlarının azalması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimlerine devam ederek para politikasında sadeleştirme sürecini hızlandırmasına neden olabilir" ifadesini kullandı.

Haftanın önemli beklentilerini ve gelişmeleri değerlendiren Gözgör, geçen hafta Deutsche Bank'a uygulanan 14 milyar dolarlık cezanın etkisinin piyasalarda belirgin şekilde hissedilmeye başlandığını bildirdi.

Bankanın cezayı ödemekte zorlanabileceği ve 2008 yılında ABD'de yaşanan kriz sonrası iflas eden Lehman Brothers benzeri bir olayla karşılaşılabileceği beklentisinin piyasaların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden olduğunu dile getiren Gözgör, cezanın 5 milyar dolara düşürüleceğine yönelik haberlerin piyasaları bir miktar rahatlattığını belirtti. Gözgör, şunları kaydetti:

"Öte yandan yurt içinde enflasyon oranı yıllık bazda yüzde 8,05 seviyesinden yüzde 7,28'e geriledi. Enflasyon oranının gerilemesinde gıda fiyatlarının artış hızında yaşanan yavaşlama etkili oldu. Gıda fiyatlarında yüzde 0,70 artış olurken, giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 3,49 düşüş yaşandı. Enflasyon rakamlarının azalması, TCMB'nin faiz indirimlerine devam ederek para politikasında sadeleştirme sürecini hızlandırmasına neden olabilir.

Deutsche Bank endişeleriyle birlikte küresel olarak endekslerde bankacılık sektörü önderliğinde satış baskısı dikkati çekti. Riskli varlık olarak adlandırabileceğimiz gelişmekte olan ülke para birimlerinde de çıkışlar yaşandı. Türk lirasının yakın korale hareket ettiği Güney Afrika randının haftalık kaybı yüzde 3 seviyesine yaklaştı. Diğer gelişmekte olan ülke para birimleri Brezilya reali ve Hindistan rupisinde de benzer görüntüler dikkat çekti."

Gözgör, yurt içinde olağanüstü hal süreci ile ilgili gelişmelerin piyasaların takibinde yer aldığını ifade etti. Küresel piyasalarda oynaklığın bir miktar yükselmesinde Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) resmi olmayan toplantısında alınan kararların etkili olduğunu belirten Gözgör, şu açıklamalarda bulundu:

"OPEC, petrol üretimini günlük 32,5 milyon varil seviyesinde sabitleme karar aldı. OPEC'in bir önceki ay üretimi 33,2 milyon varil civarında yer alıyordu. Üretimin yaklaşık 700 bin varil azaltılması petrol fiyatlarının yükselmesinde etkili oldu. Ancak, arz fazlasının devam ettiğini düşündüğümüzde petrol fiyatlarında yaşanan yükselişler kalıcı olmayabilir. 2016 yılı zirvesi olan 52.90 seviyeleri direnç olarak ön plana çıkabilir.

Yeni haftaya piyasalar İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkış sürecini hızlandıracağına yönelik gelişmelerle başladı. İngiltere Başbakanı Theresa May, 2017 yılının mart ayına kadar AB'den çıkış sürecini başlatan 50. maddeyi aktif edeceklerini ifade etti. May'in ifadeleri sonrası sterlin varlıklı ürünlerde satış baskısı dikkat çekti. Küresel piyasaların bu haftaki odak noktası ise ABD'den Cuma günü açıklanacak olan tarım dışı istihdam rakamları olacak. İstihdamın 168 bin artması bekleniliyor. Aynı zamanda ücret artışı, iş gücüne katılım oranı gibi önemli değişkenler de takip edilecek. Veri sonrası ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışına yönelik beklentilerde değişiklikler yaşanabilir."

'TL'NİN DEĞER KAZANDIĞI HAFTA YAŞANABİLİR'


Teknik görüntülere bakıldığında Dolar/TL paritesinin 3,0150 civarlarında önemli direnç oluşturduğunun görüldüğünü kaydeden Gözgör, şu ifadeleri kullandı:

Bu seviyenin aşılması halinde paritede yükselişler 3,0280-3,0320 direnç bölgesine doğru devam edebilir. Ancak, Deutsche Bank endişelerinin azalması risk iştahını yükselterek Dolar/TL'nin yeniden 2,9850-2,9740 destek bölgesini test etmesine neden olabilir. BIST 100 endeksi ise kritik destek bölgesi olan 75.500 -76.000 aralığını test etti. 75.500 destek seviyesinin üzerinde yükseliş isteği sürerek tekrardan 77.800-79.500 bölgesine doğru sürebilir. TCMB'nin faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi bankacılık sektörünü destekleyebilir.

ONS altın ise doların bir miktar güçlenmesi ve Deutsche Bank endişelerinin azalması sonrası 100 günlük ortalamanın yer aldığı 1.308-1.305 destek bölgesini test etmek isteyebilir. Ancak, bu bölge aşağı yönlü geçilmediği sürece tekrardan yükselişler 1.330-1.342 direnç seviyesine doğru sürebilir. Bu bağlamda gram altın fiyatlarında 127,80-128,50 direnç bölgesi ön plana çıkabilir."
 
(AA, Uzmanpara, Milliyet)



Facebook Hesabınla Yorumla
Yorumlar ve Cevaplar

İlgili Kategoriler
Labels
Bakınız
USD/TL:3.6134 / 3.6199 EUR/TL:3.8973 / 3.9043   EUR/USD:1.0786 / 1.0786   GBP/USD:1.2493 / 1.2493
Bize ulaşın Finzoom SSS Reklam Çözüm Ortaklarımız Finansal Terimler Sözlüğü Site Haritası Gizlilik Politikamız
FINZOOM © 2010 - Tüm Hakları SaklıdırBulgaria Romania Invest in Bulgaria