Ana Sayfa
Ortaklık Programı Hakkımızda
Tavsiyeler & Haberler
Yönlendirme
Reklam
 
Tavsiyeler

2009’da Piyasalar Nasıl Olacak?

Yayın Tarihi
29.12.2008

İyisiyle kötüsüyle bir yılın daha sonuna geldik. 2008 i ardımızda bırakacağız, peki son aylarda etkisini ağır bir şekilde belli eden kriz için aynısını söylemek mümkün mü? Bu yazımızda 2009 yılında bizi bekleyen ekonomik koşullarla ilgili tahminleri aktaracağız.

Öncelikle, en önemli ekonomik göstergelerden biri olan büyüme rakamalarını ele alalım. Her ne kadar kriz yılın son 3 ayında meydana gelmiş gibi gözükse de ekonominin 2008’in ilk aylarından beri yavaşlamaya girdiği görülebiliyordu. 2009 senesinde ise bazı uzmanlar %1 ve ya  %1,5 aralığında büyüme öngörürken bazı uzmanlar ise aynı oranlarda küçülme tahmin ediliyor. IMF ile yapılacak antlaşma da bu görüşleri destekler nitelikte.
Özellikle birçok avrupa ülkesinin durgunluğa girmiş olması ihracatçıyı olumsuz yönde etkileyecek ve tabi bu da reel sektör dediğimiz, üretimi gerçekleştiren kesimde bir sıkıntıya neden olacak. 2009 un ilk aylarında işsizliğin artacağı konusunda hemen her kesim uzlaşmış durumda. Ancak buna karşılık ihracatçının asya ve afrika gibi alternatif pazarlara yönelmesi ,  başarı sağlandığı takdirde işsizlik ve büyüme üzerinde olumlu etki yapacaktır.

Çimento ve demir ücretlerinin bir süredir  azalış trendine girmesi konut  fiyatlarının düşmesine sebep olmuştu. 2009 yılında da konut fiyatlarının azalması bekleniyor. Ancak bunun asıl nedeni maliyetlerinin azalmasından  çok piyasadaki durgunluk olacak. 2008 in son aylarında pek de alışık olmadığımız biçimde “iki ev alana bir ev bedava” ya da “eski evini ver yenisini al” türünden kampanyaların sayısında bir artış olması muhtemel. Bununla birlikte bankaların kredi vermeyi kolaylaştırması durumunda piyasada bir canlanma olması da beklentiler dahilinde.

Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerden biri de hiç şüphesiz otomotiv sektörü. Birçok otomotiv fabrikası üretime ara vermek zorunda kaldı ve işçi çıkarmalar yaşandı. Özellikle,  ABD deki otomotiv devleri batma noktasına geldi ve  hükümetten 17 milyar dolarlık bir yardım talebinde bulundular. Türkiye’nin IMF den alacağı paranın 20 milyar dolar olduğu düşünülürse otomotiv sektörünün  durumu daha iyi anlaşılacaktır. Bu yardımın onaylanması halinde sektörün 2009 a biraz daha rahat gireceğini tahmin etsek de  2008 de hedeflerine ulaşamayuan sektörde, söz sahibi olanlar çoktan 2009 yılında üretim,ihracat ve ciro hedeflerinin gözden geçirilirek oldukça aşağı çekildiğini açıkladılar.

Tüketiciyi ilgilendiren bir diğer alanda hiç şüphesiz ki perakende sektörü. Yılın son ayında kurban bayramı ve yılbaşı nedeniyle krizin etkisini pek hissetmeyen sektör  2009’da ümitli. Krizin etkilerinden kaçınılması mümkün gözükmese de kampanya ve promosyonlar sayesinde durgunluğun oluşmasını engelleyebilirler. 2008’de de olduğu inişli-çıkışlı bir grafik sergilenmesi muhtemel. İhracatın da azalacak olmasıyla mallarının elinde kalmasından korkan üreticinin bu malları uygun fiyatla iç piyasaya süreceği söylenebilir. Piyasa canlı olsa bile fiyatların düşük olması yüksek bir büyümeyi engellese de  durgunluğun önüne geçmesi noktasında çok önemli bir rol oynayacaktır.

Dünyada krizin çıkış sebeblerinden olan bankacılık sektörü ise Türkiye’de sağlam kalabilmeyi başardı. Her ne kadar %10 gibi bir kar kaybı yaşamış olsalar da kredi vermeye devam ettiler. Yapılcak olan IMF anlaşması sayesinde piyasalarda bir güven oluşacak ve bu kredi musluklarının biraz daha açılmasını sağlayacaktır. Diğer sektörlerin 2009’u en az kayıpla atlatması biraz da bankaların onlara sağlayacağı imkanlara bağlı ve bankacılık sektöründe  herhangi bir sıkıntı beklenmiyor. Öte yandan artan işsizlik nedeniyle gelirinden olan tüketicinin alışveriş yapamayacak olması yaşanacak ekonomik durgunluğun en önemli sebebi olacaktır.

Sonuç olarak bize göre 2009, genel anlamda ekonomik krizin etkilerini biraz daha derinden yaşayacağımız ve sonlarına doğru  toparlanma sürecine gireceğimiz bir yıl olacak.



Facebook Hesabınla Yorumla
Yorumlar ve Cevaplar
Yayınlayan   Ziyaretçi Yorumu
Puanlama: Toplam Puanlama Sayısı: 0
Yayın Tarihi   02.01.2009
Bu krizi iki yıl atlatamayız çünkü dünya nüfusu arttı ve piyasada para dağılımı dengesizleşti. Dünya devletlerinin para basması gerekli yoksa bu krizden çıkamayız .Saygılar,Galip
Yayınlayan   Ziyaretçi Yorumu
Puanlama: Toplam Puanlama Sayısı: 0
Yayın Tarihi   19.01.2009
Krizin nedeni söylendiği gibi ABD bankaları ve ABD deki mortgage uygulamalarından kaynaklanıyor. Ama krizin ABD de büyümesi ve Avrupa'ya sıçraması oradan da tüm dünyaya yayılması tüm dünyada gelir dağılımının çok adaletsiz olduğunu gösterir. Eğer ABD de gelir dağılımı düzgün olsaydı kriz çok fazla büyümez ve Avrupayı bu kadar etkilemezdi. Aynı şekilde Avrupa'dan da Dünya'ya yayılmazdı. Uzun sözün kısası tetikleyicisi ne olursa olsun bence krizlerin gerçek nedeni gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Serbest Piyasa kavramı serbest piyasa olmaktan çıkmış başıboş piyasa olmuştur. Gelir dağılımındaki eşitsizliğin nedeni de işte bu başıboş piyasadır. Saygılarımla, Murat

İlgili Kategoriler
Labels
Bakınız
USD/TL:5.7478 / 5.7581 EUR/TL:6.3723 / 6.3838   EUR/USD:1.1087 / 1.1087   GBP/USD:1.2138 / 1.2138
Bize ulaşın Finzoom SSS Reklam Çözüm Ortaklarımız Finansal Terimler Sözlüğü Site Haritası Gizlilik Politikamız
FINZOOM © 2010 - Tüm Hakları SaklıdırBulgaria Romania Invest in Bulgaria